1988’de çıraklıkla başlayan fotoğrafçılık yolculuğumda, kadrajımın merkezinde hep insan ve onun hikâyesi oldu. Düğün fotoğrafçılığına bakışım basit: Fotoğraf hem güzel görünmeli hem de gerçek bir hikâye anlatmalı.
Düğün gününüzde sürekli poz vermenizi beklemiyorum. Şık portrelerin yanı sıra, günün akışında kendiliğinden gelişen gülümsemelerin, bakışların ve o güne özgü anların da peşindeyim. Düğünün içinde, sizinle birlikte o günü yaşıyorum. Gelişen anları yakalıyor, gerektiğinde küçük yönlendirmelerle size yardımcı oluyorum. Bazen de anların kendi akışında gelişmesine izin vererek, yaşananları olduğu gibi fotoğraflıyorum.
Bir düğün gününde hem klasik düğün fotoğrafçılığının şık portrelerine hem de günün doğal akışını anlatan karelere yer veriyorum. Çünkü herkesin fotoğraflardan beklentisi farklı. Önemli olan, sizin nasıl fotoğraflardan hoşlandığınızı ve kendinizi nasıl görmek istediğinizi anlamak.
Yıllar sonra fotoğraflarınıza baktığınızda yalnızca o gün nasıl göründüğünüzü değil, o günü nasıl yaşadığınızı da hatırlamanızı istiyorum.
Sevgiler,
Hasan Vardar